Bugün günümüz dünyasına baktığımız zaman karşımıza çıkan en çarpıcı değişimlerden bir tanesi samimiyet gibi, sevgi gibi duyguların ortadan büyük ölçüde kalkması oldu diyebiliriz. Özellikle yaşınız otuzlu yaşlara yaklaştığı zaman bu kayboluşu çok daha net bir şekilde görebiliyorsunuz. Ancak ilginç olan bir durum var ki bazı insanlar yaşları ilerlese bile hala bu duyguların arayışı içerisinde olabiliyorlar. Hala bu hissiyatları hissetmek istiyorlar. Bazı insanların içindeki çocuk hayat tarafından bastırılmıyor veya susturulamıyor.
Bazı insanlar her şeye rağmen hala kendi içlerindeki idealizmi koruyabiliyorlar. Bunu görmek hem çok şaşırtıcı hem de çok tuhaf. Çünkü bir insanın kendi içerisinde bütün yaşamın zorluklarına rağmen, özellikle modern dünyanın geldiği yozlaşma seviyesine rağmen böyle duyguları koruyabilmesi, sevgi ve samimiyet gibi duyguları koruyup üstüne üstlük bir de hala böyle bir dünyada bu tarz duyguları arayabilmesi oldukça oldukça şaşırtıcı.
Dünya bugün bencillerin dünyası. Bireysel bir dünyadayız. Özellikle ekonomik koşulların zorlaşması herkesin önce kendisini kollayacağı bir duruma bürünmesine sebep oldu. Bu gerçekten de çok şaşırtıcı ve trajik bir durum ama geldiğimiz nokta bu. Bu kadar vahşi ve bencil bir ortamda hala sevgiyi ve samimiyeti, belki de aşkı, öyle duyguları aramaya çalışmak belki boşuna bir çaba olmasına rağmen yine de bir çaba olarak karşımızda. Dediğim gibi bazı insanlar içlerindeki çocuğu kaybedemiyorlar. Belki asla bulamayacaklar. Hatta görünüşe bakılırsa yüksek ihtimalle asla bulamayacaklar. Aslında insanı insana yaklaştıran şeyin samimiyet, sevgi veya aşk değil de sadece mecburiyetler ve gereklilikler olduğunu zaman içinde herkes yüzleşerek görecek zaten. Ama belki de anlayamayacak görmesine rağmen. Aramaya devam edecek.
kaptanfilozof06
Yorumlar
zor olabilir
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız