İnsan devamlı olarak kendine çözülecek yeni sorunlar yaratma kabiliyetine sahip bir canlıdır. Bu sorunların adımları vardır sadece, hepsi bu. Bu yüzden de her insanın sorunları birbirinden farklıdır diyebiliriz. Bazen ise öyle bir aşamaya geliriz ki hayatta yaşadığımız travmalarla baş başa kaldığımız ana geliriz. Bu travmalarla baş başa kalma anı aslında hayati durumlarımızı aşmış, yani örneğin bir meslek edinmiş, bir hayat kurma yolunda iyi yol almış veya kurmuş birisinin yaşamaya başlayacağı sorunlardır. Artık böyle bir insanın aç kalma, ne yapacağını bilememe veya sürünme gibi dertleri pek söz konusu değildir. Temel problemler yaşamadığı için bu insanın içinden gelen başka dürtüler onu yormaya başlar. Yalnız kaldığında geçmişteki travmaları onu tırmalamaya başlayabilir.
Özellikle hayatta kalma gibi temel bir durumun aşmış insanın aklına bu sefer de geçmişteki yaşadığı olumsuz olaylar, belki geçmişten o güne kadar getirdiği ve çözemediği problemler gelecektir, içsel problemlerdir bunlar. Yalnız kaldığı zaman düşünür durur. Ve ne yazık ki o anda insan aslında belki iyi bir evin, belki huzurlu bir hayatın kendisine yeterli olmayacağını fark eder. İnsanın içindeki huzursuzluk ne yazık ki bir türlü bitmek bilmez. Ne yazık ki bu huzursuzluk da o insan tarafından bir şekilde topluma yansıtılır. Ve insan toplumları aslında bu temel sebepten dolayı bir türlü huzuru, barışı kolay kolay yakalayamaz. Sorun mutlaka bulunur. Travmalarımız temel ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra bizim peşimizden gelip bizim karşımıza çıkmaya devam eder.
Asla unutamadığımız olaylar zinciri. Hepsini teker teker çözmemiz gerekir. Bunları aşmanın tek yolu aslında hepsinin kaynağını bulup yaşandığı olayı hatırlayıp sonra tekrar tekrar, tekrar tekrar yüzleşip analiz etmektir. Bunu aşmanın tek yolu budur ne yazık ki. Çünkü travmalarımızla genellikle yüzleşmek istemeyiz. Travmalarımız bizim için hatırlandıkça bile acı dolu, korkutucu ve yıpratıcı olaylardır. Onlarla yüzleştikçe ve onları çözdükçe ancak o zaman yeni bir yolda ilerleyebiliriz. Bizi bugünlere getiren travmalarımızı bir yerden sonra sırtımızdan atmamız gerekir. Her yalnız kaldığımızda, kendimizle baş başa kalmamız ve bizi rahatsız eden o içsel duyguların kaynağı olan travmalarımızı atmak için çaba göstermemiz gerekir, bir noktadan sonra başka bir seçeneğimiz de kalmaz. Çünkü çok rahatsız edici olmaya başlarlar.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız