Özgürlük dediğimiz kavramın günümüzdeki gelişimine ve gidişatına baktığımız zaman, insanların bireysel olarak günümüzde tarihte hiç olmadığı kadar özgür olduğunu görebiliyoruz. Hem yönetim anlamında hem toplumsal anlamda insanlar gerçekten de özgür vaziyetteler şu anda. Ve bu özgürlükleri sayesinde hayatta bir birey olarak var olabiliyorlar. İster güçlü olsun, ister güçsüz olsun her bireyin sahip olduğu özgürlük eskiye kıyasla oldukça fazla. Gerek toplumsal baskılar, gerekse başka türlü baskılar bireylerin üzerinde geçmişe kıyasla oldukça azalmış vaziyette ve bu baskılar muhtemelen daha da azalmış olacak.
İşin en enteresan kısmı ise bu özgürlüklerin aslında insanlar üzerinde çeşitli etkilerinin olması. Özellikle de zayıf insanlar üzerinde özgürlüğün etkisi aslında son derece tuhaf bir manzara yarattı. Çünkü zayıf insanların özgürlüğü yanında saçma durumları, sapkınlığı ve aslında bir çöküşü de beraberinde getirdi. Özgürlük bir insan açısından yıkıcı olabilir mi diye sorduğumuz zaman veya bir toplum açısından yıkıcı olabilir mi diye sorduğumuz zaman, bu sorunun cevabı maalesef ki evet. Özgürlük denilen kavram gerek bireysel anlamda gerek toplumsal anlamda oldukça yıkıcı bir hale dönüşebilir.
Bunun en önemli sebebi ise zayıf olan bireylerin, zayıf oldukları için özgür kaldıklarında yararlı bir şey yapamayacak olmalarıdır. Çünkü zayıf bir birey, iradesi zayıf olan bir birey, işi gücü olmayan bir birey, kendini herhangi bir konuda yönlendirmekten aciz, daha çok içgüdülerinin ve duygularının peşinde koşan bireyler, özgür kaldıkları zaman kendi çöküşlerini de yanlarında getiriyorlar. Geldiğimiz son durumda ise özgürlüğün aslında hem bireysel anlamda hem de toplumsal anlamda bir sonu, bir yıkımı getirdiğini görebiliyoruz. Maalesef ki hayat bu şekilde düzenleniyor.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız