Düşüncelerimizin kaynaklarına ve sebeplerine baktığımız zaman aslında o an düşündüğümüz şeyleri oluşturan en önemli sebeplerden birisi aslında içinde bulunduğumuz ortam. İçinde bulunduğumuz ortam eğer aydınlık değil de karanlık bir yerse o zaman düşüncelerimizde bu atmosfere göre şekil değiştirebiliyor. Aydınlık ve güzel bir günde farklı şeyler düşünürken, kapalı bir havanın olduğu yerde başka şeyler düşünebiliyoruz.
Bununla birlikte karanlık bir ortamda, örneğin akşam veya gece saati odanızın ışığını kapattığınızda böyle bir ortamda yine karanlık bir ortam olacaktır. Düşünceleriniz çok daha farklı bir noktaya doğru gidecektir. Buradaki olay düşüncelerimizin karanlıkta aslında daha olumsuza, daha negatife ve daha kontrolsüz duygulara sürüklenebiliyor olmasıdır. Eğer aklınıza olumsuz bir düşünce geliyorsa, aslında bunun sebebi içinde bulunduğunuz ortam olabilir. Eğer aklınıza olumlu düşünceler geliyorsa da bunun sebebi yine içinde bulunduğunuz ortamın ferahlığı veya aydınlığı olabilir.
Düşüncelerimiz ne kadar bizim içimizden çıkıyor olsa da, onların içimizden nasıl çıkacaklarını belirleyen en önemli faktörlerden bir tanesi içinde bulunduğumuz ortam oluyor. Bizi sinirlendiren bir ortamdaysak, öfke dolu düşünceler çıkıyor. Karanlıkta ortaya çıkanlarsa, demin sözünü ettiğim gibi daha farklı ve kontrolsüz olabiliyor. Karanlık, özellikle gece vakitleri genel olarak pek çok insan için duyguların daha yoğun yaşanabildiği, duygusal tarafımızın daha baskın olduğu saatlerde olabildiği için karanlıkta son derece duygusal düşünceler de ortaya çıkabiliyor. Karanlık, sonuç olarak insanın daha kontrolsüz, daha kaotik yanlarını ortaya çıkarma eğiliminde.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız