Ustalık ve zanaat birbirine yakın şeyler olsa da aslında onları ayıran keskin bir çizgi vardır. Bu ikisini ayıran keskin çizgi ise aslında sanatsal faktörlerdir. Ustalık da tıpkı zanaat gibi yıllar içinde edinilen, kazanılan bir meziyettir. Ancak ustalığın içinde sanat yoktur. Genellikle ustalık, herhangi bir belirli projeyi veya herhangi bir işi hatasız bir şekilde tamamlamak ve bu tamamlamadan sonra sağlamlığını garanti edebilme kabiliyetidir. Genellikle ustalar kendilerine ait bir proje yapmazlar, başkalarından isteği üzerine belli bir ücret karşılığında hareket ederler.
Zanaatın buradaki farkı ise bir zanaatkâr, tıpkı bir usta gibi bir işi yapabilme potansiyeline sahip olduğu gibi, kendince bir tasarım yapabilme ve sahip olduğu ustalığı bir sanat eserine dönüştürebilme kabiliyetine sahiptir. İşte zanaatkârla usta arasındaki fark burada ortaya çıkmaktadır. Örneğin bir duvar ustası dümdüz bir duvarı kusursuz bir şekilde inşa edebilir. Ancak bir zanaatkâr bu duvarı inşa ettiği gibi üzerine oymalar, süslemeler ve çeşitli sanat eserleri de çıkarabilir.
Bir cam ustası şekilsiz bir camdan şekilli bir figür ortaya çıkarabilir. Bu da bir zanaat işidir aslında. Veyahut da bir çömlek ustası çamurdan ve kilden çömlekler yaparken bir zanaatkâr bu çömlek ve killerden sanat eseri oluşturabilir. Buradan da zanaatla ustalık arasındaki farkı yine görebiliriz. İkisi de yıllarca çalışmayı, çabalamayı, emek sarf etmeyi gerektirir ve mevcut konu hakkında yetenekli olmayı gerektirir. Ancak zanaatta işin içine sanat girer ve bu tarafıyla ustalıktan ayrılır aslında.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Sanat zanaatte saklı
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız