İnsan beyninin körelmesi aslında belli başlı koşullarda oldukça kolay yaşanabilecek bir durumdur. İnsan beyni kullanılmadıkça körelebilen bir organdır. Bir insan eğer kas dokusunu kullanmazsa kas dokusunda kayıp yaşanabilir. Ancak beyin tam olarak öyle değildir. Eğer bir insan ciddi bir hastalık yaşamıyorsa, Alzheimer gibi ya da başka türlü beyinle ilgili bir hastalık ya da kaza yaşamıyorsa, insan beyninde genellikle bir çürüme söz konusu olmaz veya bir kayıp söz konusu olmaz. Ancak insan beyninin enteresan bir yanı olarak kullanılmayan kısımlarda önemli ölçüde körelme yaşanabilir. Bu körelme açıklanacak olursa şöyle düşünebilir. Varsayalım ki iki insan arasında bir kıyaslama yapalım. Bu insanlardan bir tanesi sürekli olarak zihnini sayısal işlemlere, analize ve sebep-sonuç ilişkilerine yönlendiriyor olsun. Hayatı daha çok bunlarla geçiyor olsun.
Bir diğer insan ise kendisini daha çok dil öğrenmeye ve bu dili konuşmaya yönlendiriyor olsun. Bir süre sonra bu iki insan arasında şöyle belirgin bir fark ortaya çıkacaktır. Sayısal işlemlerle uğraşan insanın beyni sayısal işlemler yapmaya daha yatkın hale gelirken uğraşmadığı alanlar konusunda birazcık körelme yaşayabilir. Yabancı dille uğraşan insanın beyni ise yabancı dil konusunda kendini daha yatkın hale getirirken uğraşmadığı konularda körelebilir. Yani iki insanın da beyni kendi uğraştığı konuda daha fazla sidaps ve nöron bağları kurarak nöral plastisite gerçekleştirir. Ancak diğer yapmadığı alanlarda beyin bir şey kaybetmez. Sadece o konularda birazcık körelme yaşar. Ancak bir insan yine beyninin o kısımlarını çalıştırdığında tekrar bağların kurulmasını sağlayabilir. İşte beynin kaslardan farkı aslında böyledir.
Beyin, kas dokuzu gibi kütle kaybetmez. Sadece kendi içindeki bağları artırır veya azaltır. Bu artırıp azaltma hızını veya kapasitesini etkileyen en önemli unsur insanın kaç yaşında olduğudur. Bir insan küçük bir çocukken bu tarz bağları çok daha hızlı bir şekilde oluşturabilir. Yani bir insan çocukken neye yönlendirilirse, beyin o konuda çok daha hızlı bir şekilde bağlantı kurup, kendini geliştirip yoluna devam edebilir. Bu durum bir insan orta yaşlarına geldiğinde biraz daha zorlaşacaktır. Ancak imkansız olmayacaktır. Ancak bir insan yaşlandığında bir insanın beyninde yeni alanlar açılması oldukça zorlaşacaktır. Yine imkansız olmayacaktır ama oldukça zorlaşacaktır. Bunun dışındaysa, bir hastalık hali dışında insan beyninin sınırlarını veya potansiyelini engelleyen herhangi bir durum pek de söz konusu değildir. Sadece insanın psikolojik sınırları bu durumda. Onun kendisine bir engel oluşturabilir ama bu da fiziksel bir engel değildir. Yani bir hastalık gibi veya kaç yaşınızda olduğunuz gibi fiziksel bir engel olmayacaktır. Bu yüzden beyin için çürümez ama körelir diyebiliriz.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Beyin enteresan bir yapıya sahip
farklı bir bakış
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız