Şubat 10, 2026

Önceliklerimizin Temeli

İşe gideriz ya da eğitim hayatımızı sürdürürüz. Bunun dışında kalan zamanlarımızda dışarıda olabiliriz veya evde olabiliriz. Belli şeylerin peşinde koştururuz. Belli şeylerle uğraşırız. Aslında burada insan çok net bir şekilde veya genellikle kaotik ve belli belirsiz bir şekilde kendi önceliklerini oluşturur. İşin insan açısından trajik yanı ise genellikle bu öncelikleri oluşturan faktörleri insan pek de kontrol edemez. Öncelikler oluşur, gelir ve insanlar bu oluşan önceliklerin peşinde koşar. Peki bu öncelikleri oluşturan şey nedir aslında? Bu öncelikleri oluşturan şey ne yazık ki insanın aklından ziyade içgüdüleridir veya psikolojik motivasyon unsurlarıdır. İnsan her ne kadar öncelikler üzerine düşünüp taşınsa da, üzerine düşünüp taşındığı şey aslında içgüdülerinin veya psikolojik motivasyonlarının ona sunduklarından ibarettir. Böylece insanın aslında aklıyla hareket edemediğini görebiliyoruz. 

Önceliklerimizin Temeli

İnsan öfkesine, sevgisine, nefretine karşı yani duygularına karşı aklını kullanarak hareket edebilir. Onları dizginleyebilir. Ama söz konusu olan şey içgüdüler veya psikolojik motivasyon kaynakları olduğunda genellikle insanların bunları dizginleyemediğini ve bunların peşinde koştuğunu görebiliriz. Size çok basit bir öncelik örneği verecek olursam, varsayalım ki iki gündür bir şey yiyemediniz. Çok basit bir örnek. İki gündür yemek yiyemediniz. İşte böyle bir anda hayatta kalma içgüdünüz devreye girer ve yemek yemek en büyük önceliğiniz haline gelir, her şeyden daha önemli hale gelir. Böylece içgüdileriniz sizin önceliğinizi belirlemiş olur. Aklınız ve bedeniniz bir an önce yiyecek bir şeyler bulmak ve hayatta kalmak için çalışmaya başlar.

Önceliklerimizin Temeli

Farkındalık düzeyi yüksek veya iradeli insanlar sadece içgüdülerine karşı çıkıp, kendi akıllarının belirttiği yolda gidebilirler. Ama burada da içgüdülerin kendi arasında oluşturduğu bir önceliği görebiliriz. Hemen burada şöyle örnek verirsek, varsayalım ki siz bir insanla birlikte olmak istiyorsunuz. Ancak içinizde bir yerde bu birlikte olmak istediğiniz insanın sizin açınızdan olumsuz özelliklere sahip olduğunu ve güvenilmez bir insan olduğunu da biliyorsunuz. Ama bir yandan da o insanla birlikte olmayı arzuluyorsunuz. Şimdi burada iki tane içgüdünün çatışmasını görebilirsiniz. Birisi güvende olmakla ilgili, diğeri ise arzularımız ve hazlarımızla ilgili. Peki hangisini tercih edeceksiniz? Burada birey yine içgüdülerinin peşinden giderek ya güvende olmayı seçecektir ya da arzu ve hazlarının peşinde koşup o kendisi için zararlı olabilecek biriyle birlikte olacaktır. Yalnız kalmaktan korkabilir, o biriyle birlikte de olabilir veya başka türlü motivasyonlardan dolayı da o biriyle birlikte olabilir veya olmayabilir ve güvende olmayı seçebilir. İşte burada önceliğimizi belirleyen şey yine bir içgüdü veya bir psikolojik motivasyon kaynağı oldu. Ve işte insanın farkındalık düzeyi yüksek olsa da ya güvende olmayı ya da hayattan keyif almayı seçtiğini görebilirsiniz. Akıl dediğimiz şey genelde güvenli olanı seçmekle özdeşleştirilir. Ama güvenli olanı seçmek de zaten insanın içgüdülerinden bir tanesidir. Böylece insanın önceliklerini aklın değil, içgüdülerin belirlediğini veya psikolojik motivasyonların belirlediğini görebiliyoruz.

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız

Editörün Son İçerikleri

Önceliklerimizin Temeli

Önceliklerimizin Temeli

Konforun Doğru Kullanılması

Konforun Doğru Kullanılması

İnsan Beğenmenin Zorluğu

İnsan Beğenmenin Zorluğu

Mesleksiz Olmak

Mesleksiz Olmak

Editörlerin Son İçerikleri

kaptanfilozof06

Önceliklerimizin Temeli

probiyotik

Göktaşı ve Çarpışma

bubble30
Nielawore

Bizden haberdar olmak için mail listemize kayıt olun