Bazı insanlar vardır ki hayatta belli bir noktaya geldikten sonra sevmek ya da bağlanmak konusunda oldukça büyük zorluklar yaşamaya başlarlar. Karşılarındaki insanı sevemez ve ona bağlanamaz hale gelirler. Bu tarz bir eğilimin genellikle çocuklukta yaşananlarla ilgili olması ve bireyin kendi iç yapısıyla ilgili olmasıyla birlikte aslında sebebi ne olursa olsun gelinen noktada bireyin kalbinde aslında başka insanlara yer kalmadığını bizlere gösterir. Buradaki ana motivasyon ise belli bir noktadan sonra artık insanın bağlanmayı ve sevmeyi bırakmasıdır. Bağlanmak ve sevmek aslında bir refleks gibidir.
İnsanlar açısından son derece kıymetli ve önemli bir özelliktir ama gerek çocukluktan itibaren gerekse belli bir yaştan itibaren sıklıkla yaşanmaya başlanan hayal kırıklıkları ve insanlardan alınan darbeler zamanla insanları sevmek ve bağlanmak konusunda kapalı hale getirir. Ne yazık ki hayat bazı insanların kalbinde sevgiye yer bırakmaz. Böyle bir durumda ne yazık ki birey açısından çok farklı bir yalnızlık dönemi başlar. Çevresinde bir sürü insan olmasına rağmen içinde yalnız ve memnuniyetsiz insanlar bütünü. Evet, her şeye sahip olduğu gözüken bir birey olabilir ama aslında yanındaki insanları sevemiyor ve onlara bağlanamıyordur. Sevemedikçe ve bağlanamadıkça da aslında her şeye sahip olmasına rağmen içsel çatışma ve içsel huzursuzluklar bitmek tükenmek bilmiyordur.
Ne yazık ki hayat o kadar da basit değildir. Hayat her insandan bir şeyler alıp götürür. Bazı insanlardansa sevme ve bağlanma yeteneklerini alıp götürür. İnsanın belli başlı zamanlarda yaşadığı travma niteliğindeki olaylar genellikle buna sebep olur. Çok büyük hayal kırıklıkları ve sevilen ya da bağlanılan bireylerin ortadan kaybolabilmesi gibi. Aslında her şeyin fazlası gibi, sevmenin veya bağlanmanın da fazlasının burada insana zarar verebileceğini görüyoruz. Çok büyük bir sevgi ve bağlanmadan sonra ortaya çıkan hayal kırıklığında bir birey hiçbir şekilde sevemeyip bağlanamayan bir canlı haline gelebilir. Ancak insan ne yazık ki özellikle gençlik yıllarında ne sevgisini ne de bağlanmasını kontrol edemez. Böyle şeylerin farkında bile değildir. Sadece bir şeyleri geldiği gibi yaşar gençliğinde birey. Korumasız ve savunmasızdır. En çok da kendi duygularına karşı, kendi içindeki gelişmelere karşı birey korumasız ve savunmasızdır gençlik yıllarında. Bu dönemde yapılan hataların bedelini ise hayatı boyunca öder aslında.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız