Yaşadığımız olaylar bizim açımızdan duygu, fikir ve davranış barındırır. Bu yaşadığımız olaylar içerisinde yaşadığımız duygular ise aslında bizim açımızdan hem yararlı hem de zararlı olabilir. Olayların içindeki duyguların varlığı bizim için ne ifade ettiğiyle birlikte aslında o duyguda kaybolmak veya kaybolmamakla ilgili önemli bir meselemiz vardır. Herhangi bir olayın duygusunda kaybolduğunuz zaman o olayın realitede ne anlama geldiğini idrak edemez hale gelirsiniz ve yaşadığınız olayı kendi duygunuz açısından yorumlayıp hata yapma riskini bulundurabilirsiniz.
Bu herhangi bir olayın duygusunda kaybolmanın en zararlı yönlerinden bir tanesidir. Diğer bir zararlı yön ise varsayalım ki bir hedefe doğru yöneldiniz ve hedefe veya amaca doğru gittiğiniz bu yolda yaşadığınız olayların duygusu sizi alıp götürdü. İşte burada olayın duygusuna kapılıp yolunuzdan çıkarsanız hedefinize veya amacınıza da ulaşamazsınız. Bu da olayların duygusuna kapılmanın zararlı ikinci yönü olabilir. Bir olayın duygusunda kaybolmayı basit bir örnekle açıklayacak olursak, diyelim ki evden işe doğru gidiyorsunuz. Buradaki basit amacınız evinizden çıkıp işinize doğru gitmek.
Ama yolda hoş olmayan bir olayla karşılaştınız ve bir tartışmaya tutuldunuz diyelim. O tartışmanın sizde yarattığı duygu yoğunluğu sizi tartışmanın içinde tutmaya başladı. Sinir katsayınız arttı belki de, belki de sadece tartışmak istiyorsunuz. Ama bu tartışma uzadıkça belki de ineceğiniz durağı kaçırdınız. Belki de işe varacağınız saati kaçırdınız diyelim. Yani amacınızdan koptunuz. İşte bir olayın duygusuna kapılmayı böyle örneklendirebiliriz. Burada işe gitme amacınızı gerçekleştiremediniz veya gerçekleştirseniz bile zamanında gerçekleştiremediniz. Bir olayın duygusuna kapılmak bu yüzden bireye zarar verebilir.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız