Belirsizlik insanı doğal olarak strese sokan bir durumdur. Bunun sebebi, insan beyninin kendisidir aslında. İnsan beyni belirsiz olan hiçbir şeye tahammül edemediği için gerek kurgu yoluyla, gerek tahmin yoluyla ya da varsayım yoluyla bu belirsizlikleri kapatmaya çalışır. Örneğin, ölümden sonraki ne olacağını bilemediği için bu insan beyni bu belirsizliği varsayım yoluyla inanç üreterek kapatır. Ya da ne olduğunu anlayamadığı başka bir durumda, örneğin günlük hayatta tam olarak bilemediği başka bir durumu çıkarım veya tahmin yoluyla kapatmaya çalışır. Ama sonuç olarak insan beyni sürekli bir belirsizliği kapatmaya çalışma halindedir.
Buradaki temel nokta ise, genellikle insanlar bu belirsizliği kapatırken bunu net bilgiyle yapmadıklarını, varsayım ve tahmin yoluyla ya da inanç yoluyla yaptıklarını düşünmezler. Ve kendi varsayımlarını, kendi inançlarını, kendi tahminlerini doğru olarak kabul edebilirler. Ancak bazı insanlarda durum böyle olmaz. Aslında burada olan şey yine net bilgi yoksunluğunun devamıdır ve belirsizlik kapanmamıştır. Sonuç olarak ne yaparsak yapalım o belirsizlik aslında devam etmektedir. Yani, herhangi bir şeye inanıyor olmanız, ölümden sonra ne olacağını kesin bir şekilde kanıtlamaya yetmez. Gidip görmediğiniz veya orada ne olduğu kaydedilmediği ve sonra gidip insanlığa gösterilmediği sürece, o belirsizlik aslında devam etmektedir.
İnançlar bu belirsizliği kapamazlar. Sadece doğru olduğunu ileri sürdükleri bir varsayımda bulunurlar. Bununla birlikte, inanışlar gibi tahminler de aslında o belirsizliği kapamazlar. Peki bu durumda ne yapmalıyız? Aslında bu durumda yapabileceğimiz en iyi şey, belirsizliğin doğanın bir parçası olduğunu kabullenmek olacaktır. Belirsizliğin doğanın bir parçası olduğunu kabullendiğimiz zaman, onun yarattığı stresten de uzaklaşmaya başlayacağız. Çünkü doğada olan herhangi bir şeyin varlığını kabullenmemek oldukça saçma olacaktır. Örneğin, hava olayları doğanın bir parçasıdır. İçinde yaşadığımız dünyanın içinde yaşadığımız doğanın bir parçasıdır. Veya parçacıkların titreşmesi doğanın bir parçasıdır. Parçacıkların titreşmesi gibi kaos ve belirsizlik de aslında doğanın bir parçasıdır. Bunu kabullendiğimiz zaman, belirsizliğin stresinden uzaklaşmaya başlayacağız. Belirsizliği kabullenmek ve ondan uzaklaşmak, bu belirsizliğin stresinden uzaklaşmanın en iyi yolu olabilir.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız