Nisan 20, 2026

Günümüz Ekonomisinin Çarkları

Geçmiş dünyanın ekonomik sistemine ve işleyişine baktığımız zaman karşımıza çıkan şey genellikle ya yağmaya dayalı bir ekonomi düzen veya sanayi devrimi sonrasında özellikle her şeyi kendi içinde üretmeye çalışan ve bu üretimi gerçekleştirmek için dünya üzerinde sömürgeler elde etmeye çalışan, bu sömürgelerden gelen ham maddeleri işleyen bir ekonomik yapı vardı. Her şeyi kendi içinde üretmeye çalışan bu sistemde dışarıdan bir şeyler almak yerine dışarıya bir şeyler satma önceliği söz konusuydu. Ürünlerin satıldığı yerler ise genellikle yine sömürgeler oluyordu. Ancak Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bu sömürgecilik sistemi bitmeye başladı veya yağmaya dayalı ekonomik sistemler bitmeye başladı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise tamamen son buldu. 

Günümüz Ekonomisinin Çarkları

Özellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'nin tek elinde bir dünya ekonomisinin sistemi kuruldu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünyadaki üretimin yarısından fazlasını Amerika Birleşik Devletleri tek başına üstlenmişti. Bu yeni ekonomik modelde eskisinde olduğu gibi ürünlerin satılabileceği sömürgeleştirilmiş pazar alanları yoktu. Çünkü sömürgecilik yoktu. Dolayısıyla sömürülmesi gereken şeyler artık belli başlı toprak parçaları değil de tüm insanlar, tüm bireyler oluverdi. Yani fabrikaların, şirketlerin ürettiği ürünleri almak zorunda olan ya da alması gereken belli başlı sömürge halkları değil de dünyanın geri kalanıydı ve o ülkenin bizzat kendi vatandaşlarıydı. Yani herkes, her birey artık sömürünün bir parçasıydı.

Günümüz Ekonomisinin Çarkları

Bugün etrafınıza baktığınız zaman her yer reklamlarla dolu. Bugün etrafınızda sizi kredi almaya yöneltmeye çalışan, sizi tüketime yöneltmeye çalışan bir yığın mekanizma görebilirsiniz. İşte bu mekanizmaların sebebi aslında eski sömürgecilik tarihinde tüketim rolünü üstlenen pazar alanlarının artık siz olmanızdan kaynaklanıyor. Siz, biz, hepimiz sistem için bir pazar alanıyız sadece. Tüketmek zorunda mıyız? Elimizdekileri tasarruf edebilsek, kendimiz için daha iyi yatırımlar yapsak daha mantıklı ve iyi olmaz mıydı? Niye bu kadar tüketime yöneltilmeye çalışıyoruz? İşte bu yüzden. Özellikle son elli yıldır özellikle kadınların ekonomik hayata dahil edilmesi de aslında bu ekonomik sistemin bir parçası. Kadınlar toplumun yarısını oluşturduğu için bir sömürme nesnesi olarak erkekler gibi kadınların da tüketmesi günümüz ekonomik sisteminin bel kemiklerinden birisi. Kadınlar da tükettikleri için yeni sömürü düzeniya da bilinen adıyla tüketim ekonomisi tüm topluma yayılmış oluyor. Bir düşünsenize, bugün tasarruf etseniz bile aslında şöyle bir problemle karşılaşıyorsunuz. Varsayalım ki tasarruf etmeye çalıştınız ama bir aile kurdunuz. Zaten aile içi harcamalar yüzünden tasarruf edemeyeceksiniz. Diyelim ki tek başınıza kaldınız. O zaman da hedonist bir yönlendirmeyle ve reklamlarla karşılaşıyorsunuz. Bu yönlendirmelerle ve hedonist düzenle yine tüketmeye yöneliyorsunuz. Varsayalım ki bütün bunları aştınız ve bir birikim yaptınız. Ama evlenmediğiniz için bir çocuğunuz da yok. Bu yüzden yaptığınız bütün birikim siz vefat ettikten sonra eğer bir vasiyet yazmadıysanız devletin eline geçiyor. Yani her halükarda yine sömürülmüş oluyorsunuz aslında. Geldiğimiz nokta işte bu. Aslında her şey bizim tüketmemiz için var. Tüketemiyorsak bile elimizdeki sermayeyi, birikimlerimizi başka birisine, yani kendi çocuklarımıza aktaramıyoruz kolay kolay. Sistem bunun üzerine kuruldu. Yeni sömürü alanları biziz. Bugün sonuçta seçimi bizler yapıyoruz ama seçimimizi tüketme yönünde yapmamız için sistem elinden geleni yapıyor. 

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız

Editörün Son İçerikleri

Hayatımız Bizim Aldığımız Kadardır

Hayatımız Bizim Aldığımız Kadardır

Günümüz Ekonomisinin Çarkları

Günümüz Ekonomisinin Çarkları

Hayatın Realitelerine Karşı Olanlar

Hayatın Realitelerine Karşı Olanlar

Yalanların Sonu

Yalanların Sonu

Editörlerin Son İçerikleri

kaptanfilozof06

Hayatımız Bizim Aldığımız Kadardır

probiyotik

Çin Şifa İnanışı: Akupunktur

bubble30
Nielawore

Bizden haberdar olmak için mail listemize kayıt olun