Bazı şeyleri bize çevremizdeki insanlar söyleyebilir. En azından yaptığımız hareketlerin sonuçlarını, gittiğimiz gidişatın nereye doğru gittiğini, olayların nereye varacağını, iyi veya kötü sonuçlarını çevremiz bize söyleyebilir. Bazı şeylerin ise biz farkına varabiliriz ve kendi kendimize söyleyebiliriz. Bir şeyin iyi veya kötü sonuçlarının olacağını belki biliriz, belki bilemeyiz. Bununla birlikte bu bize söylenen uyarılara karşı bir önlem almak veya almamak bizim elimizde olan bir şeydir.
Eğer bize yapılan bu uyarılara karşı en azından hem kendimizin hem de çevremizin yaptığı iyi veya kötü uyarılara karşı bir tepki veya reaksiyon göstermezsek, günün sonunda zamanı geldiğinde hayatın bizzat kendisinin bizlere bir şeyler gösterdiğini görebileceğiz. Burada bizlere gösterilen şeyin ne olduğuna baktığımız zaman ise karşımıza çıkan tabloda bizlere gösterilen, bizlere anlatılan hayatın bize yaşattıkları olacaktır. Belki bir ihanet olacaktır. Belki bir çöküş olacaktır. Belki bir gerçekle yüzleşmek olacaktır. Kısacası hayatın bize anlattığı, gösterdiği şeyler aslında son derece yıkıcı da olabilir.
Geldiğimiz son noktada ise almadığımız önlemlerin veya göstermediğimiz tepkilerin bedelini ödemeye başlarız. Dikkate almadığımız uyarıların bedelini ödemeye başlarız. Aslında bütün bunların temelinde kendi ciddiyetsizliğimiz veya konfor alanından çıkamadığımız gerçeğ vardır. Hayat bize bir şeyleri göstermeye başladığı zaman başkalarının bizi uyarması veya bizim kendimizi uyarmamız gibi bir uyarıyla göstermek yerine genellikle yaşayarak bir şeyleri görmeye başlarız.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız