Hepimiz içinde yaşadığımız topluma bir şekilde uyum sağlama mecburiyetindeyiz. Çünkü insan olarak yüzyıllardır, bin yıllardır toplum halinde yaşayarak hayatta kalıyoruz. Bu yüzden sosyal becerilerimiz de genellikle topluma ayak uyduracak şekilde gelişmiştir. Ancak topluma fazla ayak uydurur ve her şeyimizi topluma göre düzenlersek o zaman bizi biz yapan hiçbir şey kalmaz. Kim olduğumuzu unutmuş, kendimizi kaybetmiş oluruz. İşte bu sebepten dolayı kendimizi topluma uydururken bir yandan da buna bir sınır koymamız hepimiz için daha iyi olacaktır. Aslında kim olduğumuzu unutmamak için belki de zevklerimizi, sevdiğimiz şeyleri topluma göre uydurmamak ve bunları gerekirse kendi içimizde yaşamak, kim olduğumuzu unutmamamızı sağlayacaktır.
Topluma fazla uymamak, kendimize kim olduğunu hatırlatırken topluma fazla uymak ise bize kim olduğumuzu unutturur. Zevklerimiz ise örneğin sevdiğimiz oyunlar. Belki bize özel yapmayı sevdiğimiz şeyler olabilir. Belki bir resim çizmek, belki heykelcilikle uğraşmak, belki sadece oturup bilgisayar oynamak veya başka şeyler. Bizi biz yapan sevdiğimiz şeyler. İşte bunları topluma uydurmamıza aslında gerek yoktur. Toplumun sevdiği şeyleri de sevebiliriz tabii. Bunlar da ilgimizi çekebilir ama eğer toplumun sevdiği şeylerden başka şeyler seviyorsak, başka zevklerimiz varsa bunu da kendimize saklayabiliriz.
Tamamen içinde yaşadığımız topluma uymamıza gerek yok. Eğer tamamen topluma uyarsak o zaman biz de o kalabalığın sadece bir parçası haline gelmiş oluruz. Bizden geriye hiçbir şey kalmaz. Aslında kendi özgürlüğümüzü kendi ellerimizle kaybetmiş oluruz. Topluma bu kadar da uymak ve böylesine toplumun parçası olmak fazla yapıldığında insana belki de zarar verecek olan bir şeydir. Belki kendimiz olarak hayatta bambaşka bir noktaya gelebilecekken, her şeyimizle topluma uyduğumuzda bize kalan şey sadece basit bir hayat olacaktır belki de.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız