Bugün bir insanın yaşam süresi bilimsel gelişmelerle ve hayat standartlarının yükselmesiyle birlikte, en azından geçmişe kıyasla, bundan yüz yüz elli yıl öncesine kıyasla yükselmesiyle birlikte bir insanın ortalama ömür süresi seksen seneye kadar çıkmış vaziyette. Bu yine ülkeden ülkeye değişse de dünyadaki genel tablo bu şekilde. Bir zamanlar bir insanın ortalama yaşam süresi kırk sene iken bu şimdi seksen sene oldu. Yani insanların yaşam süreleri iki katına çıktı.
Ve gelinen noktada ise bunun bireyler için iyi bir şey olup olmadığına baktığımız zaman aslında bireyler için hem iyi hem de kötü bir şey. Peki toplumlar için iyi bir şey mi bu? Aslında toplumlar için de o kadar iyi bir şey sayılmaz. Bunun yegane sebebi ise emeklilik sistemi denilen konu. Emeklilik sistemleri, emekli insanların maaş almasını sağlayan, onların belli bir yaştan sonra çalışmadan geçimlerini sağlayabilmesini sağlayan sistemler. Bu sistemler ömür seksen sene olan birisine yıllarca boştan yere para verilmesine sebep olabilir. Bu aktarılan kaynaklar o ülkedeki genç nüfusun sırtına birer yük olur aslında.
İnsan ömrünün bu kadar uzaması, yaşlı sayısında da muazzam bir artışa sebep oluyor. Ve bu muazzam artış, emeklilik sisteminin getirdiği yükle birlikte o ülkede yaşayan genç insanların sırtına yük olmaya başlıyor. Bir de buna genç insan sayısındaki azalmayı gösterirsek ve yaşlı insanların sayısındaki artışı gösterirsek, bu yük daha da ağırlaşmış vaziyette ve gelecekte üreme oranlarının daha da düşmesiyle birlikte bu durum daha da ağırlaşacak. Muhtemelen insanlar belli bir noktadan sonra ya hiç emekli maaşı alamayacak veya aldıkları emekli maaşı hiçbir şeye yetmemeye başlayacak. İnsanların fazla uzun süre yaşaması aslında toplumlar açısından ya da en azından devletler açısından zararlı olabiliyor.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Yaşlıların tecrübelerine ihtiyaç var bence.
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız