Bazı insanlar açısından bazı duyguların yaşanması istenilen bir şeydir ama duyguyu neyin ortaya çıkaracağı ve nasıl bir şey olacağı tam olarak birey tarafından kestirilemez. Çünkü duygular, bakış açısına göre değişen, insan icadı kavramlar olduğu için kişiden kişiye değişebilen durumlardır. İşte bu yüzden bir insan aslında bir şey hissetmek istediği zaman ne isteğini bilemez duruma gelir. İşte tam da bu sebepten dolayı duyguları idealize etmeye başlarlar.
Bir şey yaşayacağı zaman bir duygu hissedeceğine kendini inandırır veya bir duygu hissetmek için belli başlı şeyleri yaşaması gerektiğini şart koşar ve duygularla beraber hayali anlarını idealize etmeye başlar. O idealize edilmiş ana ulaşılamadığı zaman ise o duyguya da maalesef ki ulaşılamaz. Ne yazık ki burada insan kendi yarattığı kavramlar olan duyguların gerçeğe dönüşmesi için yine kendi yarattığı anları hayal ederek kendisi açısından son derece zararlı ve gerçeğe dönüşme imkanı pek fazla olmayan bir durum yaratmış olur.
Böylece insan bazen kendi kafasında kurduğu ve gerçek olmayan bir şeye karşı büyük bir arzu ve istek beslemeye başlayabilir. Gerçekte yoktur böyle bir şey ama insanın kafasında oluşur işte. Bazı insanlar kendi kurdukları hayallerle gerçek dünya arasındaki farkı ayırt edebilirken, bazı insanlar bu farkı tam olarak ayırt edemezler ve uzun zaman boyunca kendi kurdukları hayallerin peşinde dolanabilirler. Günün sonuna geldiğimizde ise ne yazık ki bu insanları bekleyen şey boşa geçmiş bir zamanlar olacaktır.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız