Bir insanın en büyük tembelliği nedir diye kendimize sorduğumuz zaman karşımıza çıkacak olan şey aslında düşünmek ve zihin yorucu eylemlerde bulunmak olduğunu görebiliriz. Aslında insanlar fiziksel işlerden daha çok akıl gerektiren konularda tembellik gösterirler. Bu yüzden günümüz dünyasına baktığımız zaman akıl gerektiren pek çok konu aslında çok daha az insan tarafından hayata geçirilir. Örneğin bir toplumda çok fazla doktor, çok fazla mühendis, çok fazla bilim adamı göremezsiniz.
Bu insanlar akıllarını kullanabilen insanlardır, zekalarını kullanan insanlardır ama sayıları daha azdır. Diğer insanlar da akıllarını kullanırlar ama olay mesleki anlama geldiğinde bu insanlar kadar çok kullanamayabilirler. Bir de insanın kendi hayatı içinde aklını kullanması vardır. Yani kendi hayatının gerçeklerini düzenlemek ya da değiştirmek için oluşturduğu düşünceler bütünü. Olay insanın kendi hayatını düzenlemesi veya kendi hayatını anlamasına gelince aklı kullanan insan sayısı çok çok daha azalacaktır. Bir insan mesleki anlamda kendisini geliştirip hayatı anlama veya kendisini anlama alanında aklını son derece düşük seviyede kullanabilir.
Burada insanın kendisiyle ilgili konularda aklını daha da az kullandığını görebiliyoruz. Bunu yapan insan sayısı, yani kendisi için aklını kullanan insan sayısı ve akıl denilen kavramın insanın kendisine yönelmesinin daha da nadir ve daha da zor görülen bir şey olduğunu anlayabiliyoruz. Dolayısıyla insanın en büyük tembelliği hayatta akıllıca olanı yapmak, akıllıca olanı düşünmek ve akıllıca olandan yana olmaktır. Günün sonunda baktığımızda insan her zaman için ona keyif getiren, haz getiren, eğlence getiren kavramların içinde olmak isteyecektir. Ona mutluluk getiren yerlerde olmak isteyecektir.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız