Bazılarımız eminim ki mağara alegorisi denen kavramı duymuştur. Bu mağara alegorisinde kabaca ne olduğunu anlatmak gerekirse tüm hayatı boyunca mağarada yaşamış bir grup insan, mağaranın duvarlarına dışarıdan yansıyan gölgelere bakarak ve dışarıdan gelen sesleri dinleyerek mağaranın dışında gerçekte neler olduğunu tahmin etmeye çalışarak kendi gerçekliklerini yaratmışlardır. Aslında oradaki yansımalar mağaradaki insanların düşündüğü şeyler tamamen gerçekleri yansıtmaz. Ancak bir noktaya kadar bazı konularda kendi gerçekliklerini yaratmış olurlar.
İşte günümüzde de böylesine bir gerçeklik yaratılışı hala yaşadığımız toplumlarda büyük ölçüde geçerlidir. Özellikle içinde bulunmadığımız durumlar veya konular hakkında yorum yapmak, bir şeyler söylemek aslında mağara alegorisinin en büyük parçalarından bir tanesidir. Örneğin bugün siyaseti yorumlamaya çalışan gazeteciler, uluslararası olayları yorumlamaya çalışan uzmanlar aslında gölgelere bakarak konuşmaktadırlar. Çünkü ne o gazeteciler siyasetin içindedir ne de o uzmanlar uluslararası olayların içindedir. Ama sanki kendi düşündükleri gerçekmiş gibi halka sunarlar.
Oysaki onlar da sadece olayların bizzat kendisine değil gölgelerine bakarak bir şeyleri yorumlarlar. Ve halk da gölgelere bakan insanların yorumladıklarına bakarak bir sonuca varmaya çalışır ki aslında onlar da sadece gölgelere bakmış olurlar. Yani tüm toplum, tüm dünya halkları aslında gerçeklerin gölgesi altında, hakikatlerin gölgesi altında gerçeği arayan ama asla bulamayan bir sürü insandan başka bir şey değil. Tıpkı mağara alegorisinde olduğu gibi.
kaptanfilozof06
Yorumlar
tam bir mağara alegorisi olmuş
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız