Günümüzde yaşadığımız topluma baktığımız zaman aslında medeniyetin ne kadar aykırı olduğunu anlayabiliyoruz. Aslında günümüz toplumunun veya o kalabalık şehirlerin belki de insanlara en büyük zararı çok gürültülü olmasıdır. Bu gürültülü haliyle yaşadığımız medeniyet aslında doğanın kendisine aykırı bir vaziyet içerisindedir. Çünkü eğer bir kere bile olsun doğal bir ortamda bulunma şansı yakaladıysanız, doğal ortamların ne kadar sessiz ve huzurlu olduğunu fark etmiş olmanız lazımdır. Bu huzur ve sessizlik ortamını özellikle büyük şehirlerde asla yakalayamazsınız.
Ve bu haliyle şehirlerin doğaya aykırı yapılar olduğunu görmemizi sağlar. Şehirlerle birlikte medeniyetin de doğaya aykırı bir hali vardır aslında. Bu gürültülü, korkunç ve insanı içinde eriten yapısıyla. Bunca gürültü içinde insan kendini kaybetmektedir. Kendini kaybeden ve bulamayan insan ise medeniyetin o görünmeyen ama ezici çarkları arasında ezilmeye başlar. Bu ezilme zihinde başlar. Şehrin gürültüsü insanların zihnini yorar. İnsanı düşünemez hale getirir. İnsanı sorgulayamaz hale getirir. Ardından medeniyetin çarklarının bir parçası haline gelir insan. Doğada ise sadece dengenin bir parçası olmak vardır.
Ama insan doğanın dengesiyle bir parçası olmayı beceremediği için kendi medeniyetini doğaya aykırı bir şekilde inşa eder ve kendisine bir noktadan sonra eziyet etmeye başlayan bu gürültülü medeniyetin içinde sadece çarkın dişlilerinden birisi haline gelir. İnsan her haliyle medeniyet içinde hem kendi doğasından hem de yaşadığı doğadan kopmuş, çarpıtılmış ve başkalaşmış bir halde hayatına devam eder. Ne doğanın sessizliğinden haberdardır o saatten sonra ne de kendisinden haberdardır. Sadece bir çarkın parçası olarak yoluna devam eder.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Modern medeniyet doğaya terstir
gerçekten farklı bir bakış
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız