Bazı işlerin nasıl işler olduğuna, ne olduğuna ya da kime ait olduğuna baktığımız zaman aslında koca koca binaların, büyük hastanelerin veya küçük işletmelerin hiç fark etmez, sahibinin sadece bir veya birkaç kişiden ibaret olduğunu görebiliyoruz. Aslında pek çoğumuzun çalıştığı o yerler, pek çoğumuzun alışveriş yaptığı o yerler, pek çoğumuzun gittiği o yerler genellikle bir veya birkaç kişiye ait oluyor. Aslında çalıştığımız, gittiğimiz o yerin üzerinde hiçbir hakkımız yok. Aslında yaptığımız iş bile özünde bize ait değil. Biz aslında başkalarının işini yapan, başkaları için yaşayan ve bunun karşılığında da ücret alan insanlarız.
Aslında bize ait olmayan bir işi yapmak için yırtınıp duruyoruz. Ya da bu realitenin farkında olmayan insanlar kendilerini yırtıyorlar. Ama işin özüne baktığımız zaman bize ait olmayan bir iş için yırtınmamıza, dövünmemize, parçalanmamıza gerek yok. Kendimizi strese sokmamıza gerek yok. Daha fazlasını yapmaya çalışmamıza gerek yok. Çünkü bize ait değil. Çünkü o işten aldığımız sadece bir maaş ve hiçbir zaman değişmeyecek.
Kimse daha iyi iş yaptığınız için size daha fazla maaş vermeyecek veya iş sizin olmadığı için daha fazla satış yapıldığında daha fazlasını almayacaksınız. Aslında gelip de olaya bu şekilde baktığımızda bize ait olmayan işler için çırpınmanın, çabalamanın hiç anlamı yok. Sadece işimizi yapıp geçsek bile yeterli aslında.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız