Hayatımızda verdiğimiz kararların kaynağına baktığımız zaman pekçoğunun aslında akıl temelli olmadığını görebiliriz. En azından bu pek çok insan için böyle bir vaziyet oluşturur. Akılla bir karar verdiğimizi zannetsek bile aslında güdülerimizle veya yaşanmış tecrübelerin bizde bıraktığı izlerle karar vermiş oluruz. Ama o an muhtemelen aklımızla karar vermiş olmayız. Peşinde koştuğumuz onca şeyi düşünebilirsiniz ya da hayatta belki amacınız varsa amaçladığınız şeyleri düşünebilirsiniz. Pek çoğunun temelinde hayatta kalma içgüdümüz, üreme içgüdümüz veya geçmişten gelen travmalarımızın etkisi olacaktır. Bunun haricinde hayatta aldığımız kararlarda veya amaçlarda ne yazık ki aklımızın mutlak etkisini pek fazla göremeyebiliriz.
Aklımızın etkisini göremediğimiz bu tarz durumlarda da nasıl akılla karar verebiliriz, nasıl daha iyisine ulaşabiliriz gibi soruları aslında sormamız gerekir. Gerçekten akılla alınmış bir karar var mıdır? Yoksa akıl dediğimiz şey sadece güdülerimiz için çalışan bir unsurumuz mudur? Yani sahip olduğumuz bu akıl sadece güdülerimiz için mi çalışıyor? Aslında aldığımız kararların kaynağında bazen akıl görsek de, o akıllıca olduğunu zannettiğimiz karar bile belli başlı güdülerin sonucudur aslında. Örneğin, sizin için güvenli olmayacağını düşündüğünüz ama eğlenceli olduğunu veya anlık bir haz barındırdığını bildiğiniz bir yöne doğru yönelmediğiniz zaman, bu yönelimi yapmamanızın akıllıca olduğunu düşünebilirsiniz. Ama sizi güvenli tarafa çeken kararınız da aslında güvende olma içgüdünüzün bir sonucudur.
Yani hayatta kalmakla ilgili bir seçenektir aslında. Dolayısıyla kaynağı yine içgüdülerden çıktığı için akıllıca bir karar olmayabilir. Gerçekten akıllıca diyebileceğimiz bir kararı tam olarak ne zaman veya nasıl alabiliriz? İnsan açısından gerçekten de çok zor bir durum bu. Çünkü yaptığımız her davranış bir şekilde içgüdülerimizden veya psikolojik motivasyonlarımızdan çıkarak hayata geçiyor. Belki de akıllıca olan şeyi tanımlamaya çalışırsak, bunu hayatta kalma içgüdümüzü yerine getirecek olan hamleleri seçmek olarak yorumlarsak, o zaman akıllıca olanı yapmak dediğimiz şeyi hem tanımlamış hem de sonrasında yapmış olabiliriz. Dolayısıyla da akıllıca olan hamleyi veya seçimi aslında bir içgüdüye bağlamış oluruz. Sanırım en akıllıca olan şey, bizi hayatta tutacak olan şeyi yapmak olacaktır. Hem şimdi hem de gelecek için hayatta tutacak olan şeyi yapmak olacaktır. Eğer gelecekte bizi hayatta tutacak olan şey risk almayı ve konfor alanının dışına çıkmayı gerektiriyorsa bunları yapmak da akıllıca olacaktır.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız