Temmuz 01, 2022

Türk Notasıyla Kıraat-ı Musiki (III)

Osman Dede Sistemi:

1730'larda ölen Mevlevi şeyhi, ney'in tarih boyunca gelmiş-geçmiş en büyük ismi ve besteci Osman De­de tarafından icat edilir... Osman De­de, 70 kadar saz eserini kendi buluşu olan bu notayla yazarak bir "risale" haline getirir ve bu elyazması risale, dünya üzerinde tek nüshadır. Ama hiç aramamanız gerekir, zira 1980'le­rin sonunda, Londra'daki bir açık ar­tırmada, onbinlerce sterlin karşılığın­da, batılı bir koleksiyoncunun kitap­lığına gitmiştir.

Türk Notasıyla Kıraat-ı Musiki (III)

Batı nota sistemini ilk kez kullandı ALBERTO BOBOWSKY (Ali Ufki):

Aynı dönemde bir Polonyalı, Batı nota sistemini Türkiye'de ilk kez kul­lanan kişi olarak tarihlere geçer. Al­berto Bobowsky adını taşıyan bu Po­lonyalı, Müslüman edilip İstanbul'a getirilmiş, sarayda tercümanlıkta kullanılmış ve ismi Ali Ufki'ye çev­rilmiştir. Boyu kadar kitap yazmıştır ve bunlardan biri "Mecmua-i Saz-ı Söz" adını taşımaktadır. Zamanında çalınan saz ve söz mü­ziklerinin yüzlercesini kaydeder bu kitaba... Müsveddeleri bugün Pa­ris'teki Fransız Ulusal Kitaplığı Bibliotheque National'de; son şekli de Londra'da, British Museum'da sakla­nan bu elyazması, günümüz notasına tercüme edileceği günü beklemekte­dir.

Türk Notasıyla Kıraat-ı Musiki (III)

Romanya'dan bir prens: DİMİTRİE CANTEMİR

Popescu-Judetz'in kopyasını edine­bilmek uğruna tercüme bürolarında aylarca dirsek çürüttüğü Dimitrie Cantemir'in elyazması kitabı İstanbul Üniversitesinin Türkiyat Enstitüsü Kitaplığında saklanıyor ve bu da dünyada tek nüsha. Kantemiroğlu, önce sayfalar dolu­su bir teori bölümü yazar kitabına. Ses sistemini, makamları, usulleri anlatır, sonra kendi icadı olan sis­temle 300'den fazla saz eserinin no­tasını verir. Onun yazmadığı eserleri, aynı yüzyılda bir başka Mevlevi müzis­yen, Mustafa Kevserî Dede notaya alır. Diğer elyazmalarında olduğu gibi Kevseri'nin mecmuası da tek nüshadır ve bugün bir özel koleksiyonda, gün ışığına çıkartılacağı günü beklemektedir.

Türk Notasıyla Kıraat-ı Musiki (III)

Bir başka şeyh: NASIR ABDÜLBAKİ DEDE

Sırada bir başka Mevlevi Şeyhi, Nasır Abdül­baki Dede vardır. Dünyadan 1821'de ayrılan Abdülbaki Dede, ön­ce musikinin tekniğini anlattığı bir kitap yazar, adını "Tedkik ve Tah­kik" koyar, sonra "Tahririye" diye bir bölüm ekler sonuna... Tahriri­ye'de, kendi icadı olan bir tür Ebced notasıyla kaydettiği eserler vardır: Zamanın hükümdarı Üçüncü Se­lim'in gene kendi buluşu olan Suzidi­lâra makamında bestelediği iki saz eseriyle ayni makamdaki Mevlevi ayini ve Seyyid Ahmed Ağa'nın peşrevi. Bu dönemde Türkiye batılılaşma yoluna girmiş ve bir şeyler değişme­ye başlamıştır. Ülke yeni arayışlar içindedir ve notada da yaşanır bu arayışlar.

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız

Editörün Son İçerikleri

Kuyruklu Yıldızla Çarpışmak

Kuyruklu Yıldızla Çarpışmak

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Sinema (II)

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Sinema (II)

Sarıkamış Harekâtı Tanıklıkları (VI)

Sarıkamış Harekâtı Tanıklıkları (VI)

Rumeli Korunabilir Miydi? (IV)

Rumeli Korunabilir Miydi? (IV)

Editörlerin Son İçerikleri

kaptanfilozof06

Düşünceli Olmak

probiyotik

Kuyruklu Yıldızla Çarpışmak

bubble30

KAYISILI DONDURMA TARİFİ

Nielawore

ÇAPKINLAR ÇAPKINI TANRI: ZEUS

Bizden haberdar olmak için mail listemize kayıt olun