Doğa içindeki tehdit davranışlarının en klasik olanına baktığımız zaman yüz yüze gelmek, yüzleşmek veya daha anlaşılır bir şekilde söylersek göz göze gelmek bunlar arasında en büyüğü olabilir. Başka tehdit davranışları da vardır tabii. Sosyal mesafeyi ihlal etmek, birisinin bölgesine girmek, birisine ait olan bir şeye el uzatmak da doğanın içinde olan tehdit davranışlarıdır. Örneğin doğada size ait olmayan bir yemeği, bir avı almaya çalıştığınız zaman ya da size ait olmayan bir bölgeye girmeye çalıştığınız zaman o avın veya bölgenin sahibi olan hayvanların size nasıl davranacağını gözlemleyebilirsiniz.
Sizin için hiç iyi olmayacaktır. Ama bunun haricinde göz göze gelmek belki de doğadaki en tehditkar davranışlardan bir tanesidir. Bu davranış sadece hayvanlar aleminde değil, bize de, insanlara da geçmiş bir tehdit davranışıdır aslında. Bazı durumlarda göz göze gelmenin, bakışmanın bir bağ kurma aracı olduğu söylense de bu sadece tanıdığınız çok sınırlı sayıda insan için geçerlidir. Oysa ki dünyanın genelini tanımadığınıza göre ve tanımadığınız insanlar için göz göze bakışmak bir bağ değil, bir tehdit davranışıdır aslında.
Bir meydan okumadır ilginç bir şekilde. Mesela bir köpeğin, bir kurdun ya da bir aslanın gözlerine uzun süre baktığınız zaman size saldırma eğiliminde olabilir. Aynısı tanımadığınız bir insan için bile geçerli olabilir. Öznümüzde, doğanın içinde bulundurduğu bu kodu biz insanlarda taşıyoruz. Gerçekten de göz göze bakmak, yüz yüze gelmek en önemli ve en ciddi tehdit davranışlarından birisi. Bunun sebebini de anlamak aslında zor. Yani neden göz göze bakışmak bir tehdit davranışı olabiliyor? Gerçekten enteresan.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız