Sahte Özgüven Peşinde Koşmak

Güvenli hissetmek ya da özgüvenli olmak. Bunlar bir insanın en çok arayacağı durumlar ve duygular arasındadır. Çünkü direkt güvende olmak veya güvenliğin sağlanması gibi bir içgüdüye hitap ederler. Ve bu duygular veya durumlar bu sebepten dolayı insanlar açısından vazgeçilmezdir. Ancak neyin bizi gerçekten güvenli tutacağı veya gerçekten özgüveni neyin sağlayacağı konusunda insanlar çok büyük kafa karışıklıklarına sahip olabiliyorlar. Ve bugün aslında bu kafa karışıklığı belki hiç olmadığı kadar fazla. İnsanların özgüvenli hissetmek için peşinde koştukları bir sürü sahte durum var. Peki bu durumlar neler olabilir? Biraz bunlara bakalım.

 

Özgüven dediğimiz şey aslında insanın sahip olduğu başarılardan gelecektir. Yani bir insan hayatta başarılı olduğu kadar kendine özgüven sahibi olacaktır. Ve bu başarılar da aslında nereye endeksliyse bireyinde özgüveni buna bağlı olacaktır. Bu, özgüvenin bireyin kendisine mi yoksa dışarıya mı bağlı olduğu ile ilgili bir sahtelik veya gerçekliktir. Özgüvenin ikinci başarı kaynağı ise başarının ne olduğu ile ilgilidir. Eğer başarı bireyin kendisine yarar sağlıyorsa veya gerçek hayatta bir başarıysa bu gerçek bir özgüven olacaktır. Ama bireyin kendisine yarar sağlamıyorsa veya gerçek bir başarı değilse, gerçek hayata yansımıyorsa o zaman bu gerçek bir özgüven kaynağı olamayacaktır. Yani sahte olacaktır. Ne demek istediğimi ilk maddeden açıklamaya başlayayım. İlk madde başarı konusu. İnsanların özgüven sahibi olmak için en sık yaptıkları eylem genelde sosyalleşmek oluyor.

Sahte Özgüven Peşinde Koşmak

Sosyalleşerek başka insanlarla tanışmak veya konuşmak veya onlarla tartışmak, tartışmalar kazanmak veya karşı cinsiyetle iletişim kurmak bunlar sosyalleşmeyle özgüven elde etmenin yollarıdır. Ama bu insanın içine değil dışına endeksli bir özgüven sağlama yöntemidir. Bu yüzden de bu yöntem insanı özgüvenini sağlama konusunda dışarı bağımlı hale getirecektir, başka insanlara bağımlı hale getirecektir. Ve aslında başka insanların onayladığı kadar özgüven sahibi olacaktır birey. İşte burada karşınıza çıkan durum aslında sahte bir özgüvendir. Sosyalleşmek gerçek bir başarı değildir. Sadece sosyalleşmektir. İnsanı başarı konusunda dışarı bağımlı yapar. Ve ayrıca sosyalleşmek insana gerçek bir fayda da sağlamaz. Sadece konuşur, sohbet edersiniz, anı geçirirsiniz. Yani sosyalleşmek ikinci örneğimizde olan fayda sağlayıp sağlamama konusunda da sınıfta kalabiliyor.

 

Sahte özgüvene bir diğer örnek olarak ise video oyunlarını verebiliriz. Video oyunları ve bu oyunlarda sağlanan başarılar aslında gerçek başarılar değildir. Çünkü gerçek dünyaya bir yansıması yoktur. Sadece sanal bir ortamda oynanan bir oyunda belki yapay zekayı, belki de başka bir insanı yenmeyi başarmış olabilirsiniz. Ama bu gerçek bir özgüven kaynağı değildir. Bu da bir oyuna bağlı olan bir özgüven kaynağıdır ve bununla birlikte gerçek dünyaya bir yansıması yoktur. Yani video oyunları da aslında sahte birer özgüven kaynağıdır. Bireye hiçbir fayda sağlamaz. Aksine ona zaman kaybettirir. Ona enerji kaybettirir.

Sahte Özgüven Peşinde Koşmak

Ancak günümüzde görüyoruz ki insanlar fazlasıyla bu ve bunun gibi sahte özgüven kaynaklarının peşinde koşuyorlar. Bir insanı gerçek bir özgüven kaynağının peşinde koşarken pek göremiyoruz. Çünkü insanın kendine özgüvenini gerçekten sağlayan şeyleri başarması aslında oldukça zordur ve insanlar genellikle zora gelmek istemezler. Özgüveni sadece bir hissiyat olarak hissetmek isterler ama bunun gerçek mi yoksa sahte mi olduğu ile pek ilgilenmezler. Peki gerçek özgüven kaynağı ne olabilir? Tabii ki de deminki verdiğimiz örneklere bakarak hem elle tutulabilir bir başarı gösteren hem de gerçek dünyayı etkileyebilen bir başarı olmalıdır. Buna en iyi örnek olarak mesleki başarı verilebilir. Yani bir insanın yaptığı işte ne kadar başarılı olduğu aslında gerçek bir özgüven kaynağı olarak karşımıza çıkabilir. Veya bir hobi alanında ne kadar başarılı olduğu, bir sanat alanında ne kadar başarılı olduğu aslında bireyin gerçek bir özgüven kaynağına sahip olmasını sağlayabilir. Şöyle düşünün, bir ressam veya bir müzisyen gerçekten ne kadar başarılıysa aslında kendisine güvenmek için o kadar da çok sebebi olacaktır. Çünkü bunlar bireyin kendisinden çıkan başarılardır.

 

Mesleki başarılar da gerçek özgüven kaynağıdır. Mesleki başarılardan elde ettiğimiz her şey bize gerçekten yarar sağlar. Örneğin, çok başarılı bir duvar ustası veya bir taş ustası inşaat alanlarında harikalar yaratabilir. Hem geçimini sağlar, hem kendine isterse bir ev bile yapabilir, hem de bu başarı onun kendisine bağlı bir başarı olacaktır. Veya bir doktoru düşünün. Çok başarılı bir doktor hem topluma yararlı olacak, hem de kendisine bağlı bir başarı kaynağı elde edecektir. Sonuç olarak, duruma baktığımız zaman, gerçek özgüven kaynakları genellikle zor ulaşılan ve bireyin kendi içine bağlı olan ve gerçekten hayatına bir yansıması, bir katkısı olan başarılardır. Diğer özgüven kaynakları olan, sosyalleşme veya video oyunları gibi olan, dışa bağlı, bireyin hayatına faydası olmayan özgüven kaynakları ise sahte özgüven kaynaklarıdır.

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız

Editörün Son İçerikleri

Sahte Özgüven Peşinde Koşmak

Sahte Özgüven Peşinde Koşmak

Mesleklerin Aslında Zor Olmaması

Mesleklerin Aslında Zor Olmaması

Zihinsel Yatırım

Zihinsel Yatırım

Birbirlerinden Kopan İnsanlar

Birbirlerinden Kopan İnsanlar

Editörlerin Son İçerikleri

kaptanfilozof06

Sahte Özgüven Peşinde Koşmak

probiyotik

Osmanlı'da İkizler Burcu: Cevza

bubble30
Nielawore

Bizden haberdar olmak için mail listemize kayıt olun