Hepimiz bir düzen içerisinde yaşıyoruz. İnsanlar doğaları gereği kaotik bir ortamda sonsuza kadar yaşayamazlar. Er ya da geç kendilerince bir düzen kurarlar. İnsanlar için kaostan kaçış olmadığı gibi bu kaosu ve belirsizliği ortadan kaldırmaya yönelik çabaları sonucu bir düzenden de kaçış olmayacaktır. Bir şekilde bu düzen içerisinde insanlar hayatta kalmaya çalışırlar. Ancak işin en trajik yanlarından birisi ve belki de en komik yanlarından birisi özellikle düzen kurulduktan belli bir süre sonra o düzen içinde yaşayan insanların tekrar bu düzene isyan etmesi ve karmaşa çıkarmasıyla ilgilidir.
Aslında insanın en zavallıca döngülerinden birisi belki de budur. Hem kendisi bir düzen kurar, sonra da kendisi kurduğu düzene isyan halinde olur. Ama hayatta kalmasını sağlayan da, barınmasını sağlayan da, bir şeyler yiyip içmesini sağlayan da yine bu düzenin ta kendisi olmuştur. Kendisine ekmek veren eli ısıran insan, anlamsız bir şekilde içinde yaşadığı düzeni daha iyi hale getirebilmek veya onu yüceltmek yerine ona isyan etmeyi tercih edebilir.
Ancak insan, bu isyan halinde olduğu düzene karşı da genelde pek bir şey yapamaz. O düzen içinde yaşamaya devam eder. Ve işin daha da kötü yanı, yıkılmasını istediği bu düzen yıkıldığı zaman da ortaya çıkan büyük kaos ortamı içerisinde hayatta kalmakta gerçekten çok zorlanır. Hatta hayatta kalmayı başaramayabilir. Aslında bir düzenin yıkılması, belki de memnuniyetsiz insanların onu düzeltemeyecek olması gerçeğiyle de başlayabilir ve bu düzeltemeyecek olması gerçeği sonunda o insanlar eliyle o düzenin yıkılıp yerine kaosun getirilmesiyle sonuçlanabilir. Bazen insanlar kendi kurdukları düzenin varlığı yüzünden kaosta yaşamaktan daha kötü bir duruma sürüklenebilirler. Ve bazen gerçekten de düzenlerin yıkılması kaçınılmaz olur. Ama bu tarz ekstrem durumlar dışında yine isyan halinde olan insan gerçekten de boş bir çaba içerisindedir aslında.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız