Bazı insanlar hayatı diğer insanlara anlatmaya, açıklamaya çalışırlar. Bunu kendi bilgi dağarcıklarında veya çok daha geniş bir bilgi dağarcığında, gerçekten konunun üzerine düşünmüş insanların da örneklerini vererek yapmaya çalışırlar. Ama bir insana gerek hayatı, gerekse realiteleri ne kadar anlatmaya çalışırsanız anlatın, karşınızda birkaç tane duvar olacaktır. Bu duvarlardan birincisi bireyin kendi kapasitesidir. Bir birey sizi anlamaya çalışsa da, kendi kapasitesinin yettiği ölçüde sizi anlayacak ve sizin dedikleriniz onun kulağına veya zihnine yüzde yüz olarak giremeyecektir.
İkinci bir bariyer ise bireyin kendi dogmaları, kendi inançları ve yüzleşmekten korktuğu gerçeğidir. Bu duvarlar bir bireyin sizi anlamasını engeller ve aslında hayatı anlatmaya çalışırken boşa konuşmuş olursunuz. Hem enerjinizi hem zamanınızı boşa harcarsınız. İşin özüne dönüp baktığımızda insanlar aslında hayatı anlamak istemezler. İnsanlar aslında hayatı yaşamak isterler.
Belki yoğun hisler içerisinde, belki büyük başarıların getirdiği o harika hisler içerisinde, belki melankoli dolu hisler içerisinde ve bu hissiyatlar çerçevesinde bireyler hayatlarını şekillendirmeye çalışırlar. Güçlü hissetmek isterler ama güçlü olmak istemeyebilirler. Hayatı yaşamak isterler ama onu anlamak istemeyebilirler. Bu yüzden bir insana hayatı anlatmaya çalışmak, eğer karşınızdaki kişi bunu istemiyorsa, yüzleşecek cesareti yoksa veya algılayacak kapasitesi yoksa, son derece boş ve yersiz bir çaba olacaktır. Ne yazık ki insan özünde hazların ve keyif peşinde koşan bir canlıdır.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Boş bir çaba
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız