İnsanın kendine acıması, kendiyle ilgili olan acıları ve üzüntüleri büyütmesi, bazen onları kutsallaştırması aslında insanın kendi başarısızlıklarına, kendi güçsüzlüklerine bulduğu birer kılıfla ilgilidir. Bunun özünde insanın başaramadığı şeylerle doğrudan yüzleşmek yerine kendisine acınacak bir hale düşürerek en azından kendi gözünde başarısızlıklarına bir bahane üretmesi ve bu yüzden başaramadığına inanması vardır.
Örneğin bir insan kendisinin o kadar da zeki olmadığını söyleyerek başarısızlığına bir kılıf bulmuş olabilir veya kendisini kısa boylu olduğunu söyleyebilir veya kendisiyle ilgili başka bir olumsuz yorum yapabilir. Kendisine acır ve kendisini o anda acınacak bir duruma düşürür. İnsan bu şekilde kendisini acınacak bir duruma düşürdüğünde ise ortaya çıkan tabloda bir bakmışsınız ki aslında bireyin kendisi acınacak veya üzülecek bir duruma düşmüştür.
Ardından geldiğimiz durumda belki de başarmak için daha fazla çabalayıp daha farklı yöntemler bulması gereken birey bu yolun yükünden de kendisini sıyırmış olur. Hem kendi durumuna bir kılıf üretmiştir hem de başarmaya giden yolda vereceği çabadan kendisini sıyırmış olmuştur. Bireyin kendisine acıması aslında kendisine sahte bir konfor alanı yaratmasıdır.
kaptanfilozof06
Yorumlar
En acınası konfor alanı
Pes etme bahanesi...
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız