Küçük bir azınlık haricinde hayat pek çoğumuz için kabul edilmesi gerçekten zor ve anlamsız seçenekler sunmuştur aslında. Bu seçenekler arasında insan genellikle hiçbirini seçmek istemese de birinden gitmek zorunda kalabilir. Hayatın size verdiği durumu kabullenmekle ilgilidir bu. İşte bazı insanlar vardır ki ne durumda olduğunun farkına vardığı zaman bile içinde bulunduğu durumu kabullenerek yaşama eğilimindedir. Ancak içinde bulunduğumuz hayat bize bunu mecbur kılmaya da bilir. Eğer insan gerçekten bir şeyleri kabullenirse aslında kendi beğendiği veya beğenmediği her türlü hayat olasılığını kendisi inşa etmiş olur.
Ama kabullenmemeyi seçerse ve bir çıkış yolu ararsa muhtemelen bir şekilde bir çıkış yolu bulacaktır. Burada isyan etmekle bir şeyleri değiştirmek için mücadele etmek arasında fark vardır. Bazı insanlar kabullenmez ve sadece isyan ederler ama o beğenmedikleri hayatı yaşamaya da devam ederler. Bazı insanlar kabullenirler ve seslerini çok çıkarmazlar. Bazıları ise bir şeyleri değiştirmek için çaba sarf etmeye başlarlar. Çok az sayıda insan değişim için çaba sarf eder. Bazı insanlar ya isyan eder ama yaşamaya da devam eder aynı hayatı ve pek çok insan ise sesini çıkarmadan yaşamaya devam eder.
İçinde bulunduğumuz şartları kabullenerek kendi hayatımızı biz seçmiş oluruz aslında. Bugün özellikle teknolojinin de verdiği imkanlarla pek çok farklı seçeneği görüp pek çok farklı seçeneği değerlendirmek mümkünken, içinde bulunduğumuz şartları kabul etmek bizim açımızdan kendi hayatımızı kabul etmek demektir aslında. Belki eski nesillerde internet veya iletişim gibi imkanlar veya bireysel iletişim imkanları bu kadar gelişmiş olmadığı için insanlar kendilerine verilen hayat neyse onu kabulleniyorlardı. Çünkü başka bir hayat bilmiyorlardı, bilme şansları olmuyordu. Bugün ise internet ve iletişim araçları sayesinde bu imkan mevcut. Tüm bunlara rağmen bir insan kendi içinde bulunduğu şartları kabulleniyorsa, o zaman bunu kendisi seçmiş demektir.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız