Temmuz 08, 2026

Korsanlar

Tarihin ilk korsanı belki de Homeros'un ünlü Odyssea eserinin kahramanı Ulyssea idi. Gerçekten de Ulyssea, adamlarını doyurmak zorunda kaldığında, Trakya ve Ege'nin sahil kasabalarını yağmalamaktan kaçınmı­yordu. Birçok Yunan mitolojisinde korsanlarla sa­vaşan tanrıların adı geçiyordu. Korsanlık, Romalı­lar döneminde de çok yaygındı. Hatta Sezar'ın bir dönem korsanlara esir düştüğü ve büyük bir fidye karşılığı serbest bırakıldığı rivayet edilirdi. Uluslararası deniz tarihçiliği Komisyonu Genel Sekreteri Paul Adam, "Korsanlığın her zaman va­rolduğunu ve varolacağını" ileri sürüyor. Ona göre, "Korsanlar, devletin zayıflığından yararlanan para­zitler..." Ne var ki, korsanlığı bir kara sakal, ya da bir tahta bacak öykü­süyle sınırlamak mümkün değil. Çünkü bu olgu, ta­rihsel gelişimi içinde, Stevenson hikayelerini aşan, siyasal-ekonomik bir olay...

Korsanlar

Korsanlığın ekononik rolünün herzaman olum­suz olduğu söylenemez. Tarih boyunca birçok liman kenti, ekonomik canlılığını ve büyümesini korsanlıkla sağlamıştı. Hem yelken, hem de kürekle kuzey denizlerinden yola çıkan Viking gemicileri, özel­likle Avrupa kıyıları, Akdeniz sahil­leri ve Atlantik kıyılarını yüzyıllar boyunca yağmalamışlardı. Ne var ki, onların bu saldırıları organize saldırı­lar değildi, Ulyssea gibi karnı doyur­mak için saldırıyorlardı.

Korsanlar

Akdeniz'de iki koşul isteniyordu:

İyi bir denizci olmak ve İslam dinini kabul etmek...

Özellikle Kuzey Afrika sahillerin­de gerçek anlamda korsan devletler ancak 15. ve 16. yüzyıllarda kurul­muştu. Tunus, Cezayir gibi kentler, Barbaros ve arkadaşları ile ondan sonra gelen denizcilerin Hıristiyan gemilerinden yağmaladıkları zengin­likle olağanüstü bir ticari güce ulaş­mışlardı. Tarihçiler, 1613-1621 tarih­leri arasında, Cezayir kentine her ay en az 10 korsan gemisinin demir attığını iddia ediyorlar. Bu korsan dev­letlerin zenginliği öylesine dilden di­le yayılmıştı ki, binlerce macerape­rest buralara akın ediyor ve gemiler­de görev almak için başvuruyordu. O dönemde, başvuranlardan iki koşul isteniyordu: İyi bir denizci olmak ve İslam dinini kabul etmek...

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız

Editörün Son İçerikleri

Sömürge Korsancılığı

Sömürge Korsancılığı

Korsanlar

Korsanlar

Ebru Sanatı

Ebru Sanatı

Yazının İcadında Suyun Önemi

Yazının İcadında Suyun Önemi

Editörlerin Son İçerikleri

kaptanfilozof06

Şehirler Arası Kültür Farkı

probiyotik

Sömürge Korsancılığı

bubble30
Nielawore

Bizden haberdar olmak için mail listemize kayıt olun