Bugün insanların belki de en büyük trajedilerinden birisini ele alacağız. Aslında bu trajedi insanlığın tarihi boyunca var olan bir trajediydi ama bugün belki de hiç olmadığı kadar açığa çıkmış durumda. O trajedi ise insanın birileri veya bir şeyler uğruna yıllarını vermesi ve yıllarını verdikten sonra ise ortada kalmasıyla ilgili bir travma. Şöyle düşünün, diyelim ki siz bir personel olarak bir şirkette yıllarca çalıştınız. Yıllarca çalıştıktan sonra ise geldiğiniz noktada şirket size istediğiniz maaşı, istediğiniz hakları veya istediğiniz hayatı tam anlamıyla vermemiş olsun.
Bu gerçekten de birey için kötü bir durumdur ve ne yazık ki bunu telafi edebilmek için yapabileceği hiçbir şey yoktur. Kendi rızasıyla yıllarını vermiştir ve kaybedilen zamanı geri getiremeyecektir. Veya aynı şeyi bir insan için düşünün. Bir insana yıllarınızı verebilirsiniz ama sonunda size ihanet edip gidebilir, sizi umursamayabilir. Bu gerçekten de telafisi olmayan, geri getirilemeyen bir trajedidir aslında. Bir insana yıllarını vermek söz konusu olduğunda yapabileceği en iyi şey kendisi dışında hiçbir konuya yıllarını vermemesi olacaktır.
Bir şirkete yıllarınızı verebilirsiniz. Ama o şirket sizin değilse, sonunda istediğiniz karşılığı alamayacaksınızdır. Bir insana yıllarınızı verebilirsiniz. Ama o insan zaten siz değilsiniz, o bir başkası. Bu yüzden istediğiniz karşılığı alamayacaksınızdır. Sizin olmayan hiçbir şeye veya hiç kimseye yıllarınızı harcamamanız çok daha doğru olacaktır. Sadece siz, kendinize olan borcu veya karşılığı tam olarak ödeyebilecek potansiyeldesinizdir. Sadece siz, sizin hakkınızı tam olarak verebilirsiniz. Sizin hakkınızı sizden başka hiç kimse tam olarak vermeyecektir. Bir şeye yıllarımızı harcamak bu yüzden bizim olanla olmayanı ayırt etmekle başlamalıdır.
kaptanfilozof06
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız