Doğaya baktığımızda her ne kadar huzur, her ne kadar güzellik görsek de aslında doğanın kendisinin oldukça acımasız bir yanı vardır. Bu acımasız yanı ise doğanın bizzat kendisinin kullanılmayan her ne varsa onu eleme eğiliminde olmasıdır. Buna insan vücudundan verilebilecek en iyi örnek belki de kör bağırsaktır. Bir zamanlar insanların çiğ otları yemesini sağlayan kör bağırsak kullanılmaya kullanılmaya zaman içerisinde ortadan kalkmıştır. Bu biyolojide olduğu gibi doğanın her alanında kendi geçerliliğini göstermektedir. İnsanların yarattığı kavramlar da tıpkı doğanın kör bağırsağı elemesi gibi kullanılmadıkça elenmektedir.
Bugün toplumun değişmesindeki en önemli etmenlerden bir tanesi de aslında doğanın bizzat kendisidir. Doğa gerek kullanmadığı insan icadı kavramları, gerekse kendi içerisinde artık kullanılmayan ne varsa hepsini eleme eğilimindedir. Kendinize bir bakın. Kaslarınızı çalıştırmadığınız zaman onların zayıfladığını görebilirsiniz. Aklınızı çalıştırmadığınız zaman onun körelmeye başladığını görebilirsiniz.
Aslında doğada pek çok şey, hatta neredeyse her şey kullanıldıkça çoğalır. Kullanıldıkça anlam ve yer kazanır. Onun dışında kalan her şey doğa içerisinde elenmeye mahkumdur. Gerek soyut kavramlar açısından bunu böyle değerlendirebiliriz gerekse de somut gözle görülebilir yapılar için bunu böyle değerlendirebiliriz.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Doğanın en acımasız yüzü
Ama gerekli...
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız