“Ölüm şehrin üzerinde şöyle bir gezdi; herkesi, birden oluşacak harabenin altında bırakmak için bekliyordu... İşte bu, çözümü olmayan korkunun ta kendisiydi, kötülükten ve savaştan bile daha çok ürküten korkunun..."
Bu sözler, 18. yüzyılda deprem bilimi okuyan bir öğrenciye ait... Sarsılan bir dünya insanın sadece varoluşunu değil, akli dengesini de tehdit ediyor; çünkü insanlar, yıllar boyu üstünde yaşadıkları toprağın sağlam olduğuna inanmak istiyorlar. "Bir kaya kadar sağlam" deyimi, insanların bu güveninin bir sonucu hiç kuşkusuz... Ne var ki, bu oldukça zayıf ve yersiz bir güven... Geçerliliği de ancak depremin ilk saniyesine kadar sürüyor.
Her ne kadar onu yaşayanlara korkunç gelse de, deprem, yağmur damlalarının yeryüzüne düşüşü, ya da rüzgarların esişi kadar olası ve doğal bir olay... Yeryüzünün 4.6 milyarlık geçmişinde her sene 1 milyondan fazla deprem olduğu artık biliniyor. Bu da her gün, her 30 dakikada bir deprem olduğunu gösteriyor. Tabii ki, bu depremlerden çoğu bir kahve fincanının yerinden oynatamayacak kadar hafif sarsıntılar ve bunları modern aletler olmaksızın farketmek olanaksız.
probiyotik
Yorumlar
Oldukça çaresiz ve korku
haklı bir korku bence
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız