Şubat 11, 2026

Osmanlı ve Psikoloji

İnsanlık tarihinde gerilere doğru gidildikçe, hastalıklara, özellikle akıl hastalıklarına bakışın da temelden değiştiğim görebiliyoruz. Eski çağ­larda, daha doğrusu epeyce yakın za­manlara kadar, tüm hastalıkların ne­deninin, Allah'ın insanı cezalandır­ması olduğu kabul ediliyordu. Akıl hastalıklarında ise durum daha acık­lıydı ve rahatsız olan kişinin içine şeytan girdiği düşünülüyordu. Orta­çağ Avrupa'sında bile bu düşünce yaygındı ve hastaların içindeki şeyta­nı yakmak için, hastalar ateşe atılı­yordu. Şanslı olanlar ise, içlerindeki şeytanın çıkarılması için işkencelere uğruyordu.

Osmanlı ve Psikoloji

Bu düşüncenin kökenin­de, hastaların Tanrısal bir cezaya uğradıkları inancının bulunduğu kesin. Bu tür kutsal cezalandırma yaklaşı­mına karşı tedavi yöntemi de, mus­kalar, büyüler, dualar, nefesler ve gü­ya dinsel sağaltım törenleriydi. Kötü ruh ya da şeytanın da yakılmaktan başka çaresi yoktu.

Osmanlı ve Psikoloji

Selçuklular dönemine ge­lindiğinde, akıl hastalıklarının sağaltımıyla uğraşan bir tür "hastane-köy"lerin varlığı bugün biliniyor. Bunlar, Prof. Dr. Ayhan Songar'ın yazdıklarına göre her biri dinsel ve toplumsal kuruluş olarak ortaya çı­kan tekkeler biçiminde hizmet veri­yorlardı. Akıl hastalarını kendi inanç yönelimleri doğrultusunda tedavi et­meye çalışan tekke şeyhleri, yaptık­ları işi giderek ailelerine aktarıp, dinsel-büyüsel sağaltımlarını kuşaklar boyu sürdürdüler.

Yorumlar

  • Osmanlı Devleti kesinlikle görünenden fazlası

  • ilginçmiş

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız

Editörün Son İçerikleri

Göktaşı ve Çarpışma

Göktaşı ve Çarpışma

Antik Çağ Yaşamı: Markiz Adaları

Antik Çağ Yaşamı: Markiz Adaları

Antik Yaşamlar: Ennedi (Çad)

Antik Yaşamlar: Ennedi (Çad)

Kündekari'nin Hazırlanışı

Kündekari'nin Hazırlanışı

Editörlerin Son İçerikleri

kaptanfilozof06

Önceliklerimizin Temeli

probiyotik

Göktaşı ve Çarpışma

bubble30
Nielawore

Bizden haberdar olmak için mail listemize kayıt olun