Atom çekirdeklerinin parçalanmamasını sağlayan unsur, proton ve elektron la rdaki "quark" adı verilen küçük parçacıklar... Bunların yarattığı çekim gücü, tümü elektriksel olarak pozitif olan protonların kendi aralarındaki doğal itiş gücünü dengeliyor. Ouark'ların kendi üstlerine düşen görevleri yapabilmeleri, yani çekim güçlerinin protonların itme gücüne egemen olması için, proton ve elektronların birbirine çok yakın konumlanmaları gerekiyor. Ama, atom çekirdeğinin parçalanması esasına göre geliştirilmiş bir bombada olduğu gibi, elektron ve protonlar birbirlerinden uzaklastırılırsa, çekirdeğin iki yarımküresi birbirini sert bir biçimde itiyor ve iki yarımküre hızla birbirinden uzaklaşıyor. Maddeyi oluşturan bileşimlerin içine depolanan enerji, bu durumda özgür kalıyor ve daha sonra kinetik bir enerji biçiminde etrafa yayılıyor; önüne geleni yakıp yıkan dev bir nefes haline dönüşüyor...
Güneş'in merkezinde atom çekirdekleri birbirine kaynaşıyorlar ve iri atom çekirdekleri oluşturuyorlar. Bu reaksiyonlar inanılmaz bir enerjiyi özgür kılıyor; Hiroşima'ya atılan atom bombasının saniyede bir trilyon katına eşit... Peki ama bu enerjinin kaynağı ne? Tabii ki, Einstein'in E= mc2 formülüyle açıkladığı gibi, maddenin kütlesi, enerjinin ta kendisi... Güneş'in merkezinde meydana çıkan füzyonlar, önemli bir kütle kaybını da beraberinde getiriyor. Güneş her saniye kütlesinden 4 milyon ton kaybediyor. Bu kütle kaybı anında termik enerjiye dönüşüyor. Bütün bu füzyonlara karşın Güneş patlamıyor. Çünkü Güneş, çapı 1,5 milyon kilometre bir kütle... Bu kütle yerçekimi kuralı sayesinde merkezindeki onca patlama ve füzyona karşın dağılmıyor.
probiyotik
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız