Çok geniş ve karmaşık bir yelpaze içinde değerlendirilen camı, molekül yapısına göre sınıflamak da olası... İlk ve en büyük küme, herkesin cam diye bildiği ne varsa içine girdiği grup; "oksit camları"... Buna günlük dilde "soda-kireç camları" da deniliyor. Bir diğer deyişle, soda (Na2O) ile kirecin (CaO) dilsel bir bileşimi... Diğer bir büyük grup da "kalkojen camlar" adıyla anılıyor. Kullanımı, ileri teknoloji ve tıp alanında görülen cam türleri bunlar... Arsenik-kükürt, arsenik-selenyum. germanyum-selenyum gibi elementlerin bileşiklerinden oluşuyorlar. Periyodik sistemde "oksijen grubu" olarak bilinen "kalkojenler"in, "selen-telluryum" karışımıyla yaptığı cam lif, kalp ameliyatlarında damardaki yağı eritmek için kullanılıyor. Damara sokulan bu optik elyafın özelliği "kızılötesi" ışığı iletebilmesi...
Bir sonraki grup, "nitrür camları"... Silisyum, oksijen yerine azot (N) ile birleştiğinde ortaya çıkan cam (ya da seramik), alışılmışın dışında son derece sert ve dayanıklı oluyor. Buna neden olarak, azotun moleküler düzeyde, oksijene göre çok daha güçlü bir ağ yapı oluşturması gösteriliyor. Fakat, oksit camların oksitlenmeye karşı önemli bir direnci olmasına karşın, nitrür (azot) camların yüksek sıcaklıklarda oksitlenme olasılığı beliriyor. Diğer bazı cam türlerine gelince... Bu alan, cam biliminin en uç noktaları olduğundan, "hidrojen bağı camları", "halojen camları" ve "element camları" gibi diğer türler çoğunlukla laboratuvar araştırmaları düzeyinde yorumlanıyor.
probiyotik
Yorumlar
Camın çok farklı halleri de varmış
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız