İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden birisi hayat boyunca edinilen tecrübenin, sahip olunan bilginin bir sonraki nesle yani çocuklara aktarılabilme yeteneği olmuştur. Bir şempanze, bir aslan, bir yılan kendi evladına, kendi yavrusuna yaşadığı hayat boyunca öğrendiği şeylerin hiçbirini bilgi olarak aktaramaz. Bunu sadece insanlar yapabilir ve insanlar bugüne kadar bunu başarmıştır. Öğrendikleri şeyleri hikayelere dökmüşlerdir. Sonra yazıyı bulmuşlardır, yazılı eserler yazmışlardır. Sonra dijital ortama aktarmışlardır. Teknolojiden faydalanarak bilgi çoğaltılmış, daha net hale getirilmiş ve sonraki nesillere aktarılabilmiştir.
Ancak bugün enteresan bir durumla karşı karşıyayız. O da sahip olunan total bilgi birikiminin yok olmasa bile insanlar tarafından unutulma riskiyle karşı karşıyayız diyebiliriz. Bugün topluma baktığınız zaman kaç insanın kitap okuduğunu, kaç insanın bilgi birikimini arttırmaya çalıştığını görebiliriz. Veya ailelerden gelen eski geleneklerin binlerce yıllık bilgi birikiminin yeni nesile aktarıldığını söyleyebilir miyiz? Toplumsal hafıza, toplumsal bilgi birikimi, geleneksel bilgi birikimi veya entellektüel bilgi birikimi veya bilimsel bilgi birikimi ne derseniz deyin yeni nesildeki insanlar özellikle bütün bu bilgi birikimlerinden uzaklaşma eğilimindeler şu anda.
Oldukça enteresan ve belki de insanlık tarihinde eşine rastlanmamış bir durum. İlk kez insanlığın yeni nesli bir önceki nesle göre daha cahil olma yolunda ilerliyor, daha az bilgili olma yolunda ilerliyor ve bu da bunca zamandır biriktirilen bilginin insanlar tarafından öğrenilmemesi sayesinde onlardan sonraki nesle aktarılamama ihtimaliyle bizi karşı karşıya bırakıyor. Resmen insanlığın içi boşaltılıyor ve yeni bir şey ortaya çıkıyor. Bakalım birkaç nesil sonra insanlığın bilgi birikimi ne düzeyde olacak.
kaptanfilozof06
Yorumlar
Bunca bilgi varken onu taşıyacak insan kalmadı
Yanlış bilgilerle dolu bir sürü insan olacak. Bilgisizlikten daha tehlikeli.
Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız