İnsanın Doğası

Büyük İskender

Alexander the Great

probiyotik / Editor

20 Kasım 2021 11:50

Milattan Önce 356 – 323 yılları arasında yaşayan İskender, 16 yaşında general, 20 yaşında kral, 26 yaşında dünyanın en büyük imparatorluklarından birinin kralı olan ve 33 yaşında ölen ünlü lider. Büyük İskender, 11 yıl boyunca çoğunlukla sayı bakımından kendi ordusundan daha üstün güçlerle savaşıp hiçbir savaşını da kaybetmedi. O dönem bilinen dünyanın tamamını almak için içi içini yiyen İskender hem düşüncesiyle hem de denediği bu şey ile ilklerin tarihinde yerini aldı.

Piyadeleri, atlıları ve mühendisleri istihbarat ve lojistik desteğiyle birleştirdi. Batı ve doğuyu birleştirmek için harcadığı enerjisinde, ele geçirdiği topraklarda Yunan siyasetini, askeri ve ekonomik uygulamaları uyguladı. Daha 16 yaşındayken İskender’in babası olan Kral Philip ya da diğer adıyla Tek Gözlü Philip, onu Yunan Yarımadası’nın Makedonya ile birleşmesini sağladığı Chaeronea Savaşı’nda general olarak yanında götürdü.

Anadolu’ya ilerlemek isteyen Kral Philip kimi rivayetlere göre Persler ’in zehirlemesiyle, kimine göre ondan hoşlanmayan bir generalinin onu bıçaklamasıyla öldü. Nasıl olduğu tam bilinmiyor ama öldüğü ve İskender’in 20 yaşında tahta geçtiği kesin bir bilgi. 20 yaşında tahta geçen İskender, babasının öldürülmesini de sebep olduğuna emin olduğu muhalefetlerin tamamını temizletti ve temizledi. Haliyle İskender Dünya’yı fethetmek istiyor arkada kendisini engelleyecek kimseyi istemez.

Savaşları şöyleydi böyleydi şurayı aldı burayı aldı değil konularımız. Konumuz kim bu İskender? Bu yüzden burada savaşları çok daha az yer alacak şimdiden benden söylemesi. En basit haliyle stratejik zekâsı o kadar yüksekti ki ordusunda bulunun uzun mızraklıları çok iyi değerlendirip açılan yarıklara kendisinin başında bulunduğu atlı birliklerini yani süvarilerini direk yarığa doğru hücuma geçiriyordu. Perslerin donanması gerçekten o dönemin en iyisiydi diyebiliriz. Peki İskender bu duruma karşı ne yaptı. Şu sözü ne yaptığını anlamımızda yeterli sanırım.

 

‘’Donanmaya karşı denizden savaşmak zorunda değiliz.’’

 

Aynen dediği gibi yaptı ve Anadolu’daki Pers limanlarını tek tek ele geçirdi.

Ele geçirdiği yerlerde kendisine mukavemet gösteren kimseyi sağ koymayan İskender. Perslerle yaptığı savaşta karısı, annesi ve hatta çocuklarını savaş meydanında bırakıp kaçan Pers Kralı III. Darius’un ailesine kraliyet ailesi olarak davranılmasını emretti hatta esir edilen Pers ordusunun personellerini kendi ordusuna katılması için teklifte bulundu. Büyük İskender bu defa düşmanı yok etme değil kazanma yolunu tercih etmişti. Savaştan kaçan III. Darius ile bir daha yolları kesişmeyen İskender artık resmi olarak Pers Kralıydı. Tabii başka bir anlatım da var bu konuda: Pers Kralı, Bessus adlı bir adam tarafından öldürülüp İskender’e cansız bedeni sonuldu. Peki İskender ne yaptı? Bessus’u çarmığa gerdi. Kendi kralına ihanet eden yabancı olarak gelip kral olana neler yapmaz ki.

Milattan Önce 330’yılının sonlarında artık İskender, bütün Anadolu’yu ve Pers topraklarının tamamını kontrolüne aldı. Sadece beş yılda dünyanın en büyük imparatorluğunu kurdu İskender. Savaşarak aldığı yerlerin güzelliklerine zarar vermeyen İskender özellikle Pers mimarisinin göz alıcı güzelliğinin kendi doğduğu topraklarda da olmasını istediğini bilmeyenimiz yoktur artık. Hatta Hindistan seferinde, Hint Kral Porus’un 2 binden fazla fil ile desteklenmiş ordusunu resmen silip süpüren İskender hayatı boyunca hiçbir savaşı kaybetmedi.

İskender’den önceki savaş planları harala gürele saldırıp kim hayatta kalırsa savaşı o kazanıyordu. Ama Büyük İskender düşmanı kuşatmaya yönelik manevralar, yaya birlikleriyle atlı süvarileri beraber koordine edip bu kadar üstün kullanmayı akıl etmek sanırım bir deha örneğidir. Bu konuyla ilgili olarak İskender öncesi ve sonrası savaşlar için şöyle bir söz var:

 

‘’İskender’den önce savaşlar bir sokak kavgasına benziyordu; İskender’den sonraysa büyük ama provası yapılmamış bir oyuna dönüştü.’’

Peki bunu sadece bir insan nasıl başardı? Sadece aşağıda yazanlar yeterli mi?

 

  • İskender çocukken, tarihin en önde gelen filozoflarından Aristo’dan dersler aldı.
  • Homeros’un Truva savaşlarını destansı bir şekilde dile getirdiği İlyada isimli eserdeki savaş tasvirleri resmen İskender’den ilham alınmıştır.
  • Mısır’ın Thebes şehrine saldırdığında, tapınaklar ve şair Pindar’ın evi dışında her yeri yakıp yıktırdı. Pindar’ın evine ve kendisine zarar verilmemesinin sebebi ise Büyük İskender’in dedesine övgüler yağdırmış olmasıdır.
  • Kısa ömründe en bilineni İskenderiye olan yetmişten fazla şehir kurdurdu. Hatta ülkemizdeki İskenderun da onlardan biri.
  • Çocukluğu boyuncu yanından ayırmadığı ve üzerinde birçok savaş kazandığı ve çok değer verdiği atı Bucephalus, Hint racası Porus ile yaptığı savaşta ölünce, atın öldüğü yerde onun adına bir şehir kurdurdu.

Peki Büyük İskender’in bu sözü size ne anlatıyor? Hadi yorumlara koşun.

 

‘’Denemeyi bilene imkânsız yoktur.’’

 

 

Resimler için kaynak: 1

kaptanfilozof06

Yaşamış en büyük askeri dehalar arasında

21 Kasım 2021 10:55